Kadın olmak zordur . Ama az gelişmiş ülkelerde daha da zordur.Bunlardan az çok televizyondaki diziler veya belgeseller sayesinde haberdar oluruz.Bu aralar revaçta olan Hint dizilerinden dolayı Hintli kadınların yaşamları ilgimizi çekti. Tabiki gerçek, filmlerdeki gibi değil. Yoksulluğun yoğun olarak yaşandığı bu ülkede birde örf ve adetler bu zorluğu kadınlar için daha da  çekilmez hale getiriyor.

Hindistan’da kızlar aileye büyük bir yük olarak görünüyor.İslamiyet’ten önceki Arapların yaptığı gibi Hintliler de kızları ya diri diri gömüyorlar ya da süt kovalarında boğuyorlar! Yaşayan kızlar ise küçük yaşta  (7 veya 8 yaş) evlendiriliyorlar.Bizim nişanlılık evresini onlar evlilik olarak görüyor bizim nişandan sonra yaptığımız düğün törenine Hintliler veda töreni diyorlar.

Bu tören özellikle kız ailesi için oldukça yıpratıcı bir olay. Çünkü kız tarafı erkek tarafına yüklü bir şekilde çeyiz vermek zorunda. Aksi halde kız tarafı için utanç verici, onur kırıcı bir durum olarak kabul edilir.

Düğünden sonraki zamanlarda kız tarafından herhangi, biri eş dost,komşu akraba hepsi erkek tarafınca kızın ailesi olarak kabul edilir ve bunlardan biri erkek tarafına bir ziyaret gerçekleştirdiği zaman, erkek tarafının evinde su dahil hiçbir şey yiyip içemez orda kalamazlar.

Kadınlar eşlerine ismiyle hitap edemezler bu eşlerine saygısızlık olarak kabul edilir.

Kızın ailesi erkek tarafına bir ziyaret yapacağı zaman evin en büyüğünden en küçüğüne kadar  kıymetli hediyeler götürür götürmedikleri zaman kızlarının orada aşağılanacağından endişe ederler.

Bu kadar küçük yaşta evlenen kızların çoğunun başına gelen erken yaştaki hamilelik çoğunlukla düşük veya anne ölümüyle sonuçlanır.

Kadınlar, yemekte evin yaşlısı ve erkekler sofradan kalktıktan sonra kocalarının yemek yediği aynı tabaktan yemek yerler ve herkes eliyle yemek yer.Sofralarında belli başlı yemekler her zaman bulunur .Bunlar:Nan dedikleri lavaş türü ekmek zerdeçallı pilav ve zengin sofralarının vazgeçilmezi bol tereyağı.

Bu arada hayatın zorluğu her alanda kadınları yıpratmaya devam eder. Bunlardan en zor olanı ise  dul kalmaktır.Bir kadın dul kaldığı zaman üzerlerindeki renkli sariler çıkartılır kollarındaki renkli bilezikler kırılır ve bir yıl boyunca herkesin yediği yemeklerden yiyemez kendi yataklarında yatamazlar ve uğursuz olduklarına inanılır.Onların uğursuzluğundan dolayı kocalarının öldüğüne inanılır. Toplum içinde rahat dolaşamazlar, herhangi bir törene katılamazlar, uğursuzlarının bulaşacağından korkarlar ve bu dul kadınlar veya veda törenleri yapılmadan dul kalan küçük kızlar bir daha kolay kolay evlenemezler.

Kadın olmak zordur. Hindistan’da ise çok daha zor.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz