GÖKTÜRKLERDE SAGUNUN SİYASETTEKİ ÖNEMİ

0
14

Göktürkler, İslamiyet öncesinde kurulan ve bu dönemde en büyük sınırlara ulaşan Türk devletlerinden biri olmasına rağmen hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz bir devletimizdir. Tarihçiler bunun başlıca sebebini ise göçebe yaşamaya bağlarlar. Göçebelikten dolayı yazılı eser bırakılamaması ya da yazılanların kaybolması bu durumun başlıca nedeni olarak görülür. 

Böyle bir devletin varlığını ve bu devlet hakkındaki bir çok bilgiyi ise Çin kaynaklarından elde ederiz. Çünkü Çinliler tarih boyunca aynı coğrafyada yerleşik olarak kalmış ve yazılı bir çok eser ortaya koymuşlardır.

Göktürkler hakkındaki asıl bilgiye ulaştığımız kaynak ise ” Orhun Abideleri” ya da ” Göktürk Kitabeleri” adıyla bilinen yazılardır. Orhun abideleri bilinen ilk Türkçe metinler olmasının yanı sıra vermiş olduğu sosyal – siyasi mesajlarla da Göktürkler hakkında bir çok bilgiye sahip olmamızı sağlamıştır.

SAGULAR

Orhun abidelerinde Bilge Kağan’ın ağzından dinlediğimiz bir çok konu arasında belki pek dikkat çekmese de en ilginçlerinden biri de sagulardır. Başka bir ifadeyle Bilge Kağan’ın kardeşi Kültiğin’in ölümünden bahsettiği kısımdır.

Bilindiği gibi sagular islamiyet öncesi dönemde “ağıt” olarak adlandırdığımız hüzün temalı şiirlere verilen isimdir. Ancak burada işi ilginç kılan şey saguların sadece “ağıt” olarak ele alınması değil siyasi hayatta da yer bulmasıdır.

SAGU VE SİYASET

Bilge Kağan , kardeşinin ölümünü anlatırken Tabgaç ( Çin ) hükümdarının sagucu yani ağıtçı gönderdiğinden adeta kibirlenerek bahseder. Bununla da yetinmeyerek çok uzak bir imparatorluk olan Bizans İmparatorunun dahi sagucu yolladığını dile getirir ve kardeşi Kültigin ‘in ne kadar büyük bir insan, büyük bir kahraman olduğunu anlatmaya çalışır.

Tüm bunlardan anladığımız ilk şey Türklerde ölen kişinin ardından ağıt yakan kişinin fazlalığının övünç verici olması iken ikinci şey ise aile mensubu olmayan kişilerinde cenazeye katılarak ağıt yaktıklarıdır. Buradan bir sonuca daha varabiliriz ki o da bu işin bir meslek olarak toplumda yer aldığıdır.

İşin siyasi ayağına bakıldığında ise o toplumdan olmayan diğer ülke hükümdarlarının da bizzat ağıtçı yollamasıdır. İşte burası ağıtın yani sagunun siyasi önemini gösterir. Yani komşu ülkeler bir nevi “acınızı paylaşıyoruz” , ” sizinle dostuz” mesajı verirler. Aynı günümüzde ölen bir siyasetçinin cenazesine diğer ülkelerden temsilcilerin katılması gibi bir durumdur bu.

Tüm bunlardan anladığımıza göre sagular sadece bir ağıt değildir. Hem ailenin saygınlığını toplum nezdinde artırırken hem de ülkelerin birbirlerine dostluk mesajı verdiği bir uygulamadır.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz